Ana içeriğe atla

Yeniden


 


Tanrı "sus" derse bir insana, konuşabilir mi?

O zaman susmalı…

Kendine susulmuş olana, "konuşmayalım" denilene…

Durulmuş sular gibi kokmadan nasıl bekler ki?

Duyacak kulağa kurşun akıtmakla

Olan sessizlik gerçek mi?

 

Gönlüne bir hançer vurulsun istemiyorsan,

Dualar dahi etsen;

Biliyorsa seni senden iyi,

Tanrı'ya neden dua edilir ki?

 

Kan boğaza gelmişe, boğulmuşa "susmuş" deme,

Canı o an ver de kurtul.

Sus diyen Tanrı sustuysa,

Ağlamayı, sızlanmayı bırak…

Neden ısrar edilir ki?

Belki ölümü beklemek daha iyidir…

 

Bu sözler tuhaf gelmesin;

Kim olmak istiyordun ve gerçekte kim oldun?

Sana "anlat" deseler,

Neyi ne kadar biliyorsun ki?

Büyükler adam olmayacağımızı söylerdi.

Evet, ne olacaktık ki…

 

O halde her şey… Aynı. Evet, aynı.

Ne değişti ve ne değişmedi?

Gönlüne bir hançer vurulsun istemiyorsan,

Biliyorsa seni senden iyi,

Tanrı'ya neden dua edilir ki?

 

Yine de umudunu yitirme…

Bir daha "yok" denilmeden,

Devamı varsa, elden ne gelir ki?




Yorumlar