Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hissettiğim Tanrım

"Tanrıyla ruhum arasındaki konuşma öylesine tatlı ki; yalan söylediğimi düşünenlere de aynısını yaşatması için  Tanrıya yalvarıyorum." Avilalı Azize Teresa Gözlerim sevdanla yanıkken Perişan gezdiğim yerler İyi ki var… Kim kiminleydi? Gizli mabedimde İçtiğim su elinden Bulunmaz nimetim… Eşiğine yüz sürenimdi Ruhumun sevgilisi Gözlerime nur, yaşadığım neşem Mecnun etmiş aklımı Tatlı sesiyle söyleşendi Güzellik ve şirinlik Bilinmeyenden sorulsa, Ezeli sözleşmem Ruhuna mestliğimdi Sevda çiçeğim Benim olduğunu söyleyebilsem Aşkınla yandığım Kendimi bulduğum yerimdi Düşler unutulmaz Hep görüyorum seni Titrek dudağımın hecesi Açıkça bir "B" harfiydi Çok özledim bir bilsen Olur ya bir rüya görsen Ve seni gördüğümde Bana huzur nedeniydi Basitliklerden sıyıran Tutkuyla mest eden Birlikte arındığım Varlığım, hayaller senindi Sevişmelerimizde Özleyişimi hissettiren Çiçeklerle süslenmiş Birdenbireydi Dokunuşun bedenime lütuf...

Onunla Sevişmek Zamanı

“Tanrı'yla ruhum arasındaki sevişme öylesine tatlı ki; yalan söylediğimi düşünenlere de aynısını yaşatması için Tanrı'ya yalvarıyorum.” (Avilalı Azize Teresa) Aşk, imkânsızlığın üstüne kurulan bir hayat mıdır? O halde… Sen, kendini hayatın kollarına nasıl bıraktıysan, aşka da öylesine kaptır… Ve büyülen. Gerçek aşkın varsa, zaten büyülenirsin. Bencillik sınırlarını aştıkça, hayalindeki güzelin gerçeğe dönüştüğünü görmeye başlarsın. Ona hâkim olmaya çalışma; aşk onu içine doldurur. Beden tapınağındaki derinliklere akar gider, düşüncelerini de başkalaştırır. Tanrı’nın seçilmiş kulları bile yükselmek için bu çetin aşk imtihanından geçmek zorundadır. İşte, seni aşk seçtiyse olacaklara hazır olmalısın. Dünyadaki her şeyden sıyrılıp sadece sevdiğini görmeye başla. İlahi yüzünü sana açınca, neler olur neler… Ne zaman ki ayrılık benzeri bir his doğarsa içinde, ona daha fazla yönel. İçindeki bu hastalığı aşkına şikayet et. O zaman görürsün ki aşk kolay kolay ...

AĞLAYIŞIMA GÜLERMİŞ

Bir güzel rüya görmek istiyorum, Uyanmadan ölmüş, Yanmış kül gibi… Uyandığımda dilim tutulmuş, Şaşkın şaşkın… Bir kuyuya düşmüş gibi. Hayalime düşenleri Tek tek toplayıp, Seninle beraber olmuş gibi. Ne güzeldi o günler, Dört duvar arasında, Sızan sarhoş gibi… Seni andığımda kalbime Yıkılmış ağlar dökülsün, Yüce adını anmış gibi. Derman istiyorum, Kulaklarımı dindirecek bir ses, Bulunmayanı bulmuş gibi… "Senin hastan" desinler, Çaresiz ilaç ararken Şifalar bulmuş gibi. Kalbim yorgun, özlemler kırgın, Huzursuz, çaresiz… Tekrar tekrar ölmüş gibi. Üzüntü, kargaşa içinde, Kaç ölüm yaşamış bana; Hâlâ dersin, ölmemiş gibi… Hayat arzumu kaybettirme, Sensiz aşk yok… Duy ağlayışımı, gülermiş gibi.