Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ayna... اینه

    اینه دانش آموز از معلم پرسید - از شخصی که ملاقات می کنید مخفی شوید - شما باید یک آینه یا آینه در قلب خود داشته باشید ... شما قلب خود را نمی دانید وزرا باید خودشان را ببینند . نه تو ... خودش مهم نیست چه کسی مخفیانه به اسرار قلب شما نگاه می کند اگر یک راهنمای جاده وجود داشت ... خود را بدون اطلاع خود غافلگیر کنید در حالی که توسط آینه ها محافظت می شوند ، آنها قادر نخواهند بود به شما برسند با معشوق و عشق خود باشید [Türkçesi] Hazreti Pire, talebesi sordu -Sır nasıl saklanır, yüzleşilenle… -Kalbinde bir ayna taşımalı yahut bilemem yüreğini ayna mı edersin… Neyi... Bakanlar sende kendilerini görmeli. Kalbindeki sırlara gizliden kim nasıl bakarsa baksın Velev ki olsa yol mahiri... Hayran olur...kapılır kendine farkında olmadan över seni Sen korunurken, onlar hassas yanına varamazlar Sen ve sevdan kalır...sırlı tarafta [İngilizce] The student asked the teacher - Hide from the person you meet - You should have a mirror or mirror...

Akıllılık Doysun

  Ey varlığımızı yıkan sevgilim, Kalbimizi sıkmasan, feryat eder miyiz? Sanki kaçacak bir yerimiz var da... Senin tanrılığına kuluz; Özümüzsün, canımızı alsan da İnan sensiz candan usanırız. Aşıkız deliliğe, akıllılık doysun! Yok deme, sırrını açıklar söyleriz. Ne zamana kadar sürecek Bu mihnet ve titreyişe sabır? Bizde ar mı, namus mu bıraktın? Yoldaşlar! Sevgilimiz, yolları bağladı. O bir aslan, biz topal ceylanlarız; Boyun eğmekten başka ne yaparız? O güneştir, uyumaz, açlık nedir bilmez... Ey Güneş! Uykusuz ruhlarımızı aç bırakacak mısın? "Gel" dedin, geldik; Gördün yüzümüzü, huyumuzu suyumuzu… Bize "Haddinizi aşmayın, sırlar gizlidir" diyorlar, Varsın, kim ne derse desin! Tanrı varsın gaybı kendinde tutsun, Biz yine de O'nsun sonsuz rahmetini arayalım; Yavaş yahut hızlı, nasıl olsa buluruz. ** Ne var ki, usanç geldi artık; Kullukta kalmak da, kabahat de gitmiyor hoşumuza! Ne diyelim, safalar vermese de bu yol... Nimetlerini istemiyoruz, Bahçel...

Bir İnci Bulundu

  Arıyorum... Arıyorum diye yılları geçti. Bir inci arıyordu, Varlıkta bulamadı, yokluğa vurdu kendini. Yıllarca yürüdü yetmedi, koştu durdu, Burnunun direğinden öteye gidemedi. "Yeter artık!" dedi, "Yıllarca bu yolun kulu oldun, Daha ne kadar gideceksin peşine? İyi bir adın var; onu da bir hiç uğruna satma, Çıkanın girmediği, gidenin gelmediği bir pazarda! Yıllarca çölde kaldın, neler çektin yalnızlığında... 'Beni duanda an' diye yalvaranlar, Bak, seni bir yılan gibi sokmakta!" Şimdi inci ortada, peki o nerede? İyi mi oldu böyle, o nerede? Yıllar bitti, yollar bitti, ömür nerede? Şimdi inci ortada, peki o nerede?.. Harap bir duvar gibi çöktü nihayet, Söylendi durdu çaresizce: "Anam beni doğurmasaydı, Yahut bir aslan paralasaydı... Tanrım! Sana düşeni yaparsın, Arifler şarabını içer, sırlar söyler de Sen örtersin üzerlerini. Şimdiyse bende korku ve elem, İftira, suç ve haddini aşan keder... Her gün biraz daha eritiyor beni; 'Hastay...