İnsan hayatta bazen geç kalır; bu bizim doğamızda var. Eğer birinin iç dünyası, yorgun bir gezgin gibi yönünü kaybetmiş ve darmadağın olmuşsa, onu tekrar kendine getirmek için ne yapacağımızdan çok, kimin nasıl yardım edeceğini bilmeliyiz. Genç yolcu, tamamen samimi ve temiz bir niyetle kendi yoluna koyulmuştu. Ancak bu tek başına yaptığı yolculuk, yolda önüne çıkan zorluklar, acımasız ve çıkarcı insanlar yüzünden tam bir çileye dönüştü. O insanların amacı onu tamamen yok etmek olmasa bile, genç yolcuyu çok hırpalamışlar ve ruhunda derin yaralar açmışlardı. Uzun uğraşlar sonunda, o yalnızlık köşesinde hayallerini ve umudunu tamamen kaybetmiş olan yolcu, bilge bir liderin kapısına ulaştığında mecburen durakaldı. Aslında içinden bir ses, "Hadi git artık, bu yaşlı adamın sana pek bir faydası dokunmaz," diyordu. Ama sanki yere çivilenmiş gibi bir türlü oradan ayrılamıyordu. Çok geçmeden anladı ki, bilge lider aslında onu bırakmıyordu; işte işin asıl gizemli boyutu buydu. So...
