Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kiminsin Gibi?

  Birden karşıma çıktığında Soluğum kesilir, derin bir nefes alırdım Boğulmuşum da ilk defa alınan nefes gibi Dilim tutulur… ince bir alev dolanırdı bedenimde Yalnızlığımın uğultusunu kulaklarım duyar Gözlerim kararır Ter döker… ürpertiyle her yanım sarsılırdı Rengim solar… Sararmış kuru ot gibi   Sonrası mı… Hayalinle Sağım ve solum diyemeyecek kadar şaşkınım Ötelerdesin… katlanmaktan başka… Elimden bir şey gelmiyor   Son çarem Gün ışığım ruhumun zincirlerini çöz Gölgenle ört gözlerimi Beni esir alan tutkundan kurtarırcasına Günün beyazından gecenin karasına götür     Seni düşünmekle mahkum ruhum yine boğulmasın Bedenim toza dönüşmeden Alevlenen titrek ateşimi yüzdür  Sızılarım artmadan Ruhuma serp aşkın gizemlerini Aşkın halleri çok zor, bir bilsen… Fakat çok uzun zamandır böyle Bitmez mi… Bitirmez misin… Kiminsin gibi?     Gurbettesin ya, kalbim karanlık sislerle Yaşlı gözlerle...

Gül-El-İm

  Yağmur! Çölümdeki hayatım... Sevginle, acınla alevler içindeyim; Gölgelerse… arzumun oyuncakları. Gül-el-im…   Her an perdeler ardında, Gizli bir sözdür kokun. Bana işkence ediyorlar, Ayrılıklarını bitir…   Sararken bütün hayallerimi, Yakma ateşinle! Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş; Bir senmişsin… Yağmurum! Gül-el-im… Gül-el-im…   Bakışlarımı çevirdim gökyüzüne, değdi mi? Gözlerimi kapatıyorum; Geldiğim yurdun ebedî hatırası. Beni bitir, o beni istiyor…   Sararken bütün hayallerimi, Yakma ateşinle! Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş; Bir senmişsin… Yağmurum! Gül-el-im… Gül-el-im…   Ey Tanrım… Bu hayali bana çok görme. Hasretim ta yıllar ötesinden. Kalbim onun şarkılarını söylemek için çöllerde susuz kaldı. Tanrım, kul olsan sen de dayanamazdın Tir tir titreyen kalbime; Bir elini koy… belki sakinleşir.   O benim bitmeyen acım ve şarkım… Küstüğüm hayatın sırrı, Kendinden de ...

Yeniden

  Tanrı "sus" derse bir insana, konuşabilir mi? O zaman susmalı… Kendine susulmuş olana, "konuşmayalım" denilene… Durulmuş sular gibi kokmadan nasıl bekler ki? Duyacak kulağa kurşun akıtmakla Olan sessizlik gerçek mi?   Gönlüne bir hançer vurulsun istemiyorsan, Dualar dahi etsen; Biliyorsa seni senden iyi, Tanrı'ya neden dua edilir ki?   Kan boğaza gelmişe, boğulmuşa "susmuş" deme, Canı o an ver de kurtul. Sus diyen Tanrı sustuysa, Ağlamayı, sızlanmayı bırak… Neden ısrar edilir ki? Belki ölümü beklemek daha iyidir…   Bu sözler tuhaf gelmesin; Kim olmak istiyordun ve gerçekte kim oldun? Sana "anlat" deseler, Neyi ne kadar biliyorsun ki? Büyükler adam olmayacağımızı söylerdi. Evet, ne olacaktık ki…   O halde her şey… Aynı. Evet, aynı. Ne değişti ve ne değişmedi? Gönlüne bir hançer vurulsun istemiyorsan, Biliyorsa seni senden iyi, Tanrı'ya neden dua edilir ki?   Yine de umud...