Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hikâyeler Değişir mi?

Kavuşmak için, Bir çare var mı? Eşiğine düşmeli, Yoksa ölmeli mi? Bir tutam ot, Kokusuz bir çiçek... Açılmak istese bile, Geçerken görenler, Dokunuverir mi? Kim el atar, Kokusuz çiçeğe? Bir de basarlar üstüne, Fark etmeden, Geçip gitmezler mi? Beni kurutsun güneş, Savursun rüzgâr; Geleyim tekrar tekrar... Taşlar arasında, Kuruvereyim mi? Kader çare bırakmadı, Sesim bile çıkmıyor. Hasret şiirlerim, Kanlı yüreğimde... Ölmeli mi? Acı içindeyim, Biliyorum gelmeyeceksin. Beraber olmak arzumla, Sınırların ötesine, Geçemez miyim? Korku olmaz ki âşıklara, Tek sahip oldukları, Sonsuz hayalleri... Sahi, bu hikâyeler değişir mi?

Takip Edenim…

  Çok uzun zaman da geçmedi... Hayatımı dünyayla paylaştıktan beri, beni gizliden gizliye takip edenim! Bilmeden, görmeden seni çok sevdim. Sen de beni sevmiş olmalısın... Ancak her geçen gün seni daha çok özlüyorum. Yüreğimde andıkça, daha güçlü hissediyorum. Seni seviyorum… Ah ne güzel… Ne zaman ayrı kaldık ki? Şu an bile yanımda olduğunu hissediyorum. Bana gülümsüyor, sevgini benimle pay ediyorsun. İçten içe kanım sızar gibi… Söylemeye gerek var mı... Merhametlisin, hem de ne çok… Bana şefkatle baktığını biliyorum. Ben yorulsam, vazgeçsem; sen yorulmadan beni izliyorsun. Değil mi ki birisi kendisini her şeyden iyi tanır… Ama benim senin için hissettiğim her şeyi, sen benden daha iyi biliyorsun. Çünkü seni kalbimde... Bedenimin zerrelerine dağılmış sonsuz bir aşk ile buluyorum. Nerelisin, nasılsın çok bilemem… Ama ben bunları sana yazabiliyorum ya, bu büyük bir şans olmalı... Senin için sorunlar yok durumunda… Çünkü sessizliğin zirvesindesin. Konuşmaya, paylaş...

Don't Worry...Endişelenme

  Don't worry ... your presence is enough for us ... If you think ... this is all your fault ... Our eyes are blind ... our minds cannot comprehend ... Endişelenme ... senin varlığın bizim için yeterli ... Varlığının ... hatan olduğunu düşünüyorsan ... Gözlerimiz görmüyor ... kafalar anlamıyor ...     Even if everyone gives up ... There is a loyal land waiting for you ... If you get angry ... step upon it ... There is a sky embracing you ... weeping for your sake ...   Herkes pes ederse ... Senin için sadık bir toprak var ... Eğer kızarsan ona bas ... Kucaklayan gökyüzü ... senin için ağlar ...   O sun ... / Ey güneş ... Rise and touch their face ... / Kalk ve her gün yüzüne dokun ... But do not burn ... / Ama ona sıcak ellerle vurma ... Stay with your clouds ... / Bulutlarınla gölgele ... And weep without ceasing ... / Ve durmadan ağla ...   Onun varlığı bizim için yeterlidir ... Yeter ki üzülmesin ...   Your presenc...