Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bu Gece

Bu gece yıldızlar birer birer dökülüp Avuçlarıma kondular... Sıkıca tuttum... Korkmadan... Bizim için yalvardılar... Bu gece mehtap sulara indi, Yakamozların sessizliğinde... Biz ne hayaller kurup, ne dilekler tutmadık mı? Çöz yüreğinin dilini... Aç ellerini benimle Yaratan'a... Bu alem ve melekler şahit, Amin diyorlar dualarımıza... Ezelimde yaşadığım tüm sıkıntılara, Bilmediğim tüm çareleri denedim. Yıkılıp yıkılıp yeniden kalkarak, Bitirdim neyim varsa türlü türlü acılarla... Ancak, biz bize kurulmuş bir tuzak mıyız? Tek ve sonsuz bir aşkla... İki yanlış, bir doğru edebilirdik; Kimselere bahsedemedik saklı yaramızı... Farklı mekanlarda, aynı alevde yanarak, Yüreklere sığmadığından söylettik şiirlere... Yetmedi kelimeler, Ne kadar süslense de... Kâfi değil hiçbir cümle, hiçbir renk anlatmaya... Bu aşk dünyadan değil, farklı alemlerden... Bize armağan olmalı Yaratan'ın elinden... Daha ne söylenmeli…

Seninle Anladım...

Aşk her şeye değer, seninle anladım... Bin yıl geçse de sürer, içimdeki kor alev... Öyle bir rüyasın ki bir kez gördüğüm, Hapsettim uykularıma, suçsa kabul ediyorum... Aşk her şeye değer, seninle doğduğum... Benden çaldıkları kaderi sende bulduğum... Dünyanın yükü sırtımda olsa, Duvar örse herkes bu temiz aşka; Yine de vazgeçmem, vazgeçemem senden... Ateşlere yürürüm sırrım aşkınla, Yeter ki canparem, tut yüreğimden... Ölene kadar seninim, benimsin sen... Hakk sınıyor bizi bu kutsal aşkla, Beraber uyutalım derdimizi dualarla... Gir canıma, kanıma... Ser bedenini ruhuma... Aşkınla büyülenip, sonsuzca eriyorum... Bu bedeni, bu ruhu sana sunayım; Kabul et gönlümün efendisi, seninle sonsuzlaşayım... Senin için yanayım... Bu yangın hiç bitmesin... Küllerimden tekrar tekrar doğayım... Yüreğine, bedenine, ruhuna tapayım.. Mabedinde sırrın, sunağında kurbanın olayım, Kollarında kavrulup, sende son bulayım…

Beklemişim

Seni ruhuma öyle beklemişim ki... Tanrım bana neden gönderdi? Hoş geldin şu yalnız göğüme... Kaç zamandır kalbimi yollarına sermişim, Seni hangi rüzgar gönderdi? Ferahlat... Es şu gönlüme... Seni içime öyle işlemişim ki... Seni hangi bulut gönderdi? Yağ... Yağmurum ol, yağ tenime... Sönmek nedir bilmiyor kor yüreğim, Yaktığın ateş kalbimi inletiyor. Dilim bağlı ama gönlüm dile geliyor; Senden ötesi yok artık, sevemem ki... Yüreğinden sızan nur damlalarında Cenneti görüyorum... Aşkın hançeri saplandı bir kere, Çaresiz gönlüm inim inim inlerken Eşin ben olmak isterdim; Seninle gülüp, seninle ağlayan... Gecene ay doğunca, yüzüne gün değince Yanında hep ben olayım... Dua etmez miyim? Dilimde, avucumda, günahımda, sevabımda... Gülüşümde, gözyaşımda... Cennetimde... O son nefeste... Daima sen... Sen olmalısın sevdam...