Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Taşıma Benim, Benim Taşıma

aaa [“Taşı put yapanlar, tanrıya taparlardı.”]   Sözüm Tanrıma… Seviyorum seni. İnsan mükemmele erdiğinde secde eder, diyorum. Emanet verilecek denildiğinde, “Dayanamam” diyen o taşı bilmez miyim? Tanrım, bu yüzden taşı kutsal kıldın; İsmail’i anasıyla sınadın, Kâbe eyledin Hacer’ini. Bir öpüş verdi taşıma Yaratılmışların Efendisi. Seninle olmak, hayat bulmaktır, Seni sevmektir benim dinim imanım. Galiba bilmeden… Tanrı olanlar için mi, "Taş kalpli" diyorlar? Ben de taşımın etrafında dönüp duruyorum. Geceyi açan, gündüzümü karartan seyrinle Ey sevgili taşım! Sen yerlere uzanmışken, Üzerinde toz olan bu bedenim Beni nasıl da incitiyor. Ruh olabilsem, hava olabilsem ya da rüzgâr; Ona değmeden İncitmeden nasıl durabilirim, diyorum. Taşım sen incinmezsin, Tanrı incinmez ki. Fakat ben korkuyorum; Üzülmemden, üzüleceğin için… Eğer o taş kalbini yere indiriyorsan, Bana da toprak olmak düşer. Toprak olur, sarılırım s...

Geceler Uykusuz

“Kendine gel de geceleri kalk, Dâvaya kalkışanlardan arlanıp gizlenme... Çünkü sende vahiy mumunun nurları var! Çünkü Ey Peygamber, mum geceleri ayakta durur! Mesnevi, c. IV, b.1455-1456”   Gece yarısı derin bir rüya gördü. “Hayaller dünyası...” “Onu ilan edeceksin” dediler. İçerisinde sonsuzluk, yolculuklar, Rüya içinde rüyalar, Enfes ve korkunç karanlıklar, Gizemler... Görecek gözler beklemekteler. Uyumak, sonra yeni bir uyanışla... O zaman hiçbir şey bilmiyordu. Hızır’ı görmüştü, Bir elma vermişti ona. “Hepsini yiyip bitireyim” dedi, O, “hepsini ye” dedi. Güneş’in ansızın ışınlanması gibi, Bir muazzam deniz oldu dünya, Başka hiçbir şey göremedi. Ağzı açıldı ve ışığa bütün deniz girdi, İçildikçe içildi, kalmadı tek bir katresi. Sen bizimle oldukça, bil ki hiç gam yok! Yola binlerce tuzak kurulsa da, Her gece ten tuzağından, Ruhları kurtarıp kafesleri sökmektesin. Ruhlar, her gece ne kimsenin hâkimi, ne de kölesi olarak ...

Ümitsizliğin Akşamları

Ey sabah rüzgârı, uyandırsana gönül sevdamı İçimde yangın, bu bilinmez dertler varken... Ölüyorum sanki, paylaşacak kimsem yok. Sadece bir sen duysaydın Gizlimi, saklımı...   Canımı yakan sesler, rüyalarım var, Beni ayakta tutan, sana kavuşmanın hayaliydi. Hicranla, bu ayrılıkla sanma yaşıyorum, Ah, benim olmaz mıydın?   Bir ömür geçirdim, yaşamak sayılırsa; Şimdi durakaldım, öyle halsizim... Atıl ve bitkin geçiyor günlerim, Ancak kalbim isyan ediyor: Yetmez mi? Sevgili kapısında ölüm zamanı... Yazmaktan kalemler kırıldı, sözler tükenmedi. Güneş doğsa artık, vursa yüzüme Ve bitip kalsa bu hikâyeler...   Sevgilim, gam çekmeyi bana reva görmezdin, Ancak sensizlikten kirpiklerim toz toprak içinde. Sen ise yumuşacık yatağına uzanmışsın... Gözlerim nâra döndü, sensizliğime ağlıyorum. Galiba bu hayatı sensiz terk edeceğim; Acılardan beğen beğendiğini...   Sabah yelinde senin kokunu duydum, Çevremi sardı, mest etti b...