bir ney Ana içeriğe atla

Kayıtlar

dert etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kimse Bilmez Ne Yaşadım

Kendime bile anlatamadım İçimde büyüyen bu hikayeyi Her kelime yarım kaldı dilimde Susmak tek çarem oldu benim Kimse bilmez ne yaşadım Sessizce taşırım her yükü Aynaya bakıp susuyorum Ben bile  tanımıyorum beni Sorular cevapsız yollar kapalı Ruhumun her köşesi yaralı Kendi içimde bir sürgün gibi Sessizce kayboluyorum ben Ne bir liman var sığınacak Ne de bir el uzanacak derinden  Kendi karanlığımda kaybolmuşken iz bile kalmıyor geride Karanlık çökerken pencereme Bir mum yakıp izliyorum onu Artık sormuyorum neden diye Kayıp gitmiş hayatın yolu Artık ne bir sitem ne bir bekleyiş Yorulan ruhumda son bir serzeniş Bıraktım akışına tüm kırgınlıkları Pişmanlıkları , yorgunlukları… Kasım Özcan ve İsa Göğebakan adıyla sosyal medyada yayınlanmıştır.

Kara Ormanda Aşk

lanete düşercesine sevmek aslı çok sevgi mi razı olmak gerekir mi çok yakındı ve ne çok uzağa itildi birine hayat olan onun için ayrılık ölüm demekti yıkılmışlığın  çaresizliğin  içinde korkusu yok umurunda da değil o zaman kazanan kim her varlık şahit olmuştu çoktan sorgusu  bitmiş cezası verilmiş kara ormanında kendine küsmüş lanetiyle eş şansta istemiyor acılar şehrinde inatla aşkına misal arıyor soruyor bu  cilve nedendir kime neydi kim içindi bunlar olmasaydı 

Derdimi dert bilen vefalı yarim...

İyi ki varsın... Gönlü cennet, aşkı vefa sevgilim...

Kalem Dahi Anlamaz

Hayatımın Gizli Anahtarı

Sevgili! Günler geçti gitti. Sen ve ben hem uzak ve hem yakın. Ah…ne olacak bizim bu halimiz. İnan ki çok zor…yine de acısıyla, tatlısıyla hayatın tüm hallerini yaşamalıyız. Bu bizim için büyük bir şans ve nimet olmalı. Farklılık bence budur. Sevgili! Sanırım bizde bir gariplik var. İkimize de tuhaf gelecek belki ama böyle düşünüyorum. Her şeyimiz bir gariplik arz ediyor. Düşününce…normal hayat tarzı bu olmayabilir, ama gerçekler, böyleyken böyle. Sonsuz değer! Akıl, Fikir! Genelde hayat felsefemiz, her şeyi dibine kadar yaşamak… sanırım bu oldu gibi… Böyle desek de mutluluk konusunda nefsimize uyarak yaşamadık ve hiçbir zaman isteklerimizi abartamadık, Etrafımızdakiler iyide kötüde olsa duygularımızı anlamayınca genelde bizi abartıyor gördüler… Bazen dümdüz insan olmak istediğimizde olmuyor değil. Kafa rahat ve pırıl pırıl… Ancak olmaz ki bu… bizde duyarsızlaşma, bencillik, geleceği umursamayan sadece güne bakan olmak. Nasıl olur bilemeyiz ama…...

Hakk için al beni götür

Sevgilim Yetmez mi seni görmek için daha ne çok bekleyeceğim. Sayısız rüyalarımı hatırlamaktan usandım. Yazmak kar etmiyor… artık senin ellerinde koynunda terlemek istiyorum. Dayanamıyorum sana kıymet vermeyenlerin tenine değil bastığın yere basmasına bile tahammül edemiyorum…uçsunlar da keramet sahibi olduk diye uzak yerlere. Halim kalmadı …ayaklarının altını öpmek istiyorum. Oturduğun yerlere  baktım, ondan bir hatıra düşmüş mü diye…saçının bir telini bulsaydım altın gibi saklardım diyorum…içimden kaç kere umutla…ama nafile. Şansızım yok… Hayalini içimde saklayacağım vermeyeceğim bir daha ellere…acımamı kaldırdı, insanların anlayışsız halleri… Bir meleğin kalbine öpücük ile bile dokunulmaz bırak el değdirmeyi… İçim içime aksın, dayanaksızım… ayakta duracak halim yok…başımı bir kaldırıyorsam onu da senin için…geldi mi diye. Ey günahlar kalkın gidin sevmeyi bilmeyenlerin başına…onlara yazılın benim tanrıya olan sevgimdeki aşırılıktan günah yazılmaz ki… Bir gün yüzünde...