Ana içeriğe atla

Şarkıyı Tek Nota'da Dinlemek

 



“Muse’nin basmış olduğu,

henüz basmadığı yerde değil. “

 


Eski Hıdırlı... fısıldadı kulağıma...

"Az görülen şeyleri... görmek mi istiyorsun?...

Değiş o zaman...

Değişmezsen... hayatını kaybedersin...

Ve tüm şarkıyı... tek bir notada dinlemek için...

Sözlerin geriye dönük... olmasın..."

Muse’un bilgelik... ve aşk kitabı...

Kaderin bir devrini... gösterir her satırda...

Geçmişteki geleceğin... ötesinde... gizemli...

Çok zaman cevapsız... ve sessizce dinlediğimiz...

Akan her gözyaşında... yüzen bir deniz...

Her şey bir ima... görüntüler sahteyse...

Sesler neyi övüyor... diye merak ederim...

Hızlı solan... övgü çelenkleri gibi...

Yalan... köklerimizi besleyip... zehirlerken bedeni...

Arkamızdan... "Yaşadı ve öldü" denildiğinde...

Harfler yankısız kalır... güzellikler kaybolur...

Gözler arıyor... ama görmüyor...

Açılan eller... sadece havayı tutuyor...

Ne buradayız... ne orada...

Madem istenmiyordu... niçin yaratıldı bu gözler?...

"Benlik yok edilsin"... deniyor...

Yine de bir benlik... veriliyor insana...

Buluşmayı ölümle... kabul eden ruh...

Suçlar kendini... başkasına duyduğu nefretle...

 

Bir zamanlar hayat olan... aşktaki bu kuraklık...

Çölün tüm sevincini... ruhunu çaldı...

Canlı kalmasa da... artık aşkımız...

Onu ölümle affettirmek...

Tüm susuzlukları gidermeye... yetecek mi?...

Muse’un bunun için... ölmeyi öğrenmesi gerekti...

 

Gözyaşlarını... gizli hazların gözünden akıttık...

Doğmuş olan sevgiyi... erkenden susturduk...

Hayatı... bir taşın içine gizleyip...

Zamanlı zamansız... bir dönüşe girdik...

Kederli ayların... sessizlik payında...

Geceleri... dudaklara tutulan parmaklarımızla...

Duyulmamış o kanlı acı...

Konuşamadığımız... cehennemi yakacaktır...

Dudaktan dudağa öpüşüp... sevinçten uçarken...

Parçalanan kelimelerden... kalan harflerle...

Görülmekten korkmayan... tüm düşünceleri...

Kaygının bağından çöz... ve cehennemi konuş...

İçin kanarsa eğer...

Sayfaya dökülen kanı... kurumaya bırak...

Aynada izini bulamadığın hayali... ölümü ve zamanı...

"Gerçeği sürdürmek" dedikleri... o yalanları konuş...

 

Şimdi... hayat nehrinin sığ sularında...

Arzuyu kavuran... kimdir?...

Yoksa içimizdeki... o tanıdık şeytan mı?...

Başını... uykuya daldırmak için...

Gecenin üstüne... siyah elbiseni ser...

Mağarada bile olsan... kapılarını kapa...

Çekilen hançer... rüyalarını bölmesin...

Ruhun... derinlere kaçmasın...

 

Bir zamanlar hayat olan... aşktaki bu kuraklık...

Çölün tüm sevincini... ruhunu çaldı...

Canlı kalmasa da... artık aşkımız...

Onu ölümle affettirmek...

Tüm susuzlukları gidermeye... yetecek mi?...

Muse’un bunun için... ölmeyi öğrenmesi gerekti...

 

Hayat bulup konuşanların... dualarında...

Neden hep aynı... lanet var?...

Bütün yolların kaderi... o çaprazda kesişir...

Bu beden... bu hayat bize ait değilse...

Sırlarını tuttuğun... gölgelerle konuş...

 

Nasılsa her şey...

Boş bir nokta içinde...

Kaybolacaktır...

 






Yorumlar