Ana içeriğe atla

Onunla Sevişmek Zamanı






“Tanrı'yla ruhum arasındaki sevişme öylesine tatlı ki;
yalan söylediğimi düşünenlere de aynısını yaşatması için
Tanrı'ya yalvarıyorum.”
(Avilalı Azize Teresa)

Aşk, imkânsızlığın üstüne kurulan bir hayat mıdır?

O halde…

Sen, kendini hayatın kollarına nasıl bıraktıysan, aşka da öylesine kaptır… Ve büyülen.

Gerçek aşkın varsa, zaten büyülenirsin.

Bencillik sınırlarını aştıkça, hayalindeki güzelin gerçeğe dönüştüğünü görmeye başlarsın.

Ona hâkim olmaya çalışma; aşk onu içine doldurur.

Beden tapınağındaki derinliklere akar gider, düşüncelerini de başkalaştırır.

Tanrı’nın seçilmiş kulları bile yükselmek için bu çetin aşk imtihanından geçmek zorundadır.

İşte, seni aşk seçtiyse olacaklara hazır olmalısın.

Dünyadaki her şeyden sıyrılıp sadece sevdiğini görmeye başla.

İlahi yüzünü sana açınca, neler olur neler…

Ne zaman ki ayrılık benzeri bir his doğarsa içinde, ona daha fazla yönel.

İçindeki bu hastalığı aşkına şikayet et. O zaman görürsün ki aşk kolay kolay bırakılmaz ve sen de onun yapmacık olmadığını anlarsın.

Yaşadığın acılar ve üzüntüler, aşkı söndürmekten çok senin derdini artıracaktır.

Sen bir kere gerçek aşka uğradıysan; kar ve buz neyine? Sıcak ve soğuk, gece ve gündüz farkı kalmaz ki…

Sevdiğinden gelen cevapsız günlerin başladığında bu sessizlik seni susturur. Sabret, o senindir; ellerinde olmasa bile…

Sonra kavuşmak hayaline bile artık ihtiyaç duymazsın.

Sadece aşkınla kalırsın, sevdiğin ölmüş olsa bile.

Farkı anladığında Tanrı'yı tanırsın. Zaten aşk hissiyatını veren önceden de Tanrı'ydı; çünkü aşk, Tanrı'yladır.

Bulduysan sevdanı…

Artık sevişmek zamanıdır.

 




Yorumlar