“Kendine gel de geceleri kalk, Dâvaya kalkışanlardan arlanıp gizlenme... Çünkü sende vahiy mumunun nurları var! Çünkü Ey Peygamber, mum geceleri ayakta durur! Mesnevi, c. IV, b.1455-1456” Gece yarısı derin bir rüya gördü. “Hayaller dünyası...” “Onu ilan edeceksin” dediler. İçerisinde sonsuzluk, yolculuklar, Rüya içinde rüyalar, Enfes ve korkunç karanlıklar, Gizemler... Görecek gözler beklemekteler. Uyumak, sonra yeni bir uyanışla... O zaman hiçbir şey bilmiyordu. Hızır’ı görmüştü, Bir elma vermişti ona. “Hepsini yiyip bitireyim” dedi, O, “hepsini ye” dedi. Güneş’in ansızın ışınlanması gibi, Bir muazzam deniz oldu dünya, Başka hiçbir şey göremedi. Ağzı açıldı ve ışığa bütün deniz girdi, İçildikçe içildi, kalmadı tek bir katresi. Sen bizimle oldukça, bil ki hiç gam yok! Yola binlerce tuzak kurulsa da, Her gece ten tuzağından, Ruhları kurtarıp kafesleri sökmektesin. Ruhlar, her gece ne kimsenin hâkimi, ne de kölesi olarak ...
Hafız-ı Şirazi'nin Divanını, Hz. Mevlana'nın Mesnevisini okumayanlar bizim şarkılarımız dinlemesinler...Yazılarımızı okumasınlar...İnternet Archive'de bazen sorunlar oluyor. Yüklenen medya açılmadığı zaman, farklı saatlerde deneme yapabilirsiniz...
