Ana içeriğe atla

Aşk, Her Şeyden Daha Çok Acı Çekti


 


İki dünyam güzeli!

Ezelden beri, bana aşkınla neler çektirdiğini bir bilsen.

Bakışlarınla ​​kalbimi büyüledin, bana başka hiç kimsenin veremeyeceği şeyi sundun, yine de beni avlayıp yaralı bıraktın. Yıkıldım, kınanmayı hak ediyorum.

Ne kızgınım ne de üzgünüm. Her şeye rağmen ben sana baktım.

Bende kendimden daha güçlü, aşkın var. Daha nasıl ellere baksın ki, kimseyi göremez etti.

Aşk, merhamet ülkesi değil...bende günden güne büyüyor.

Sevişmemiz rakiplerimizin gözlerinden gizli, ama kalbim acı çekiyor; eğer gözlerime bakabilselerdi, anlarlardı.

Ben de kendi kendime, kim akıl hastası bir sevgiliye böyle bir şey yapar ki diye düşünüyorum.

Aşk bile benim için ağlıyor beni teselli etmek için mi?

Fark etmez seni seven biri ne kazanır ya da kaybeder ki?

Bunu düşünmek bile istemiyorum.

Varlığın, kalbimdeki acının tek çaresi, güneş ışığı gibi ruhumu aydınlatıyor, Ama gündüzleri hayalimde olmasaydın ve geceleri uyusaydım, hayat ne kadar kolay olurdu!

Seninle çok daha çabuk yeniden bir araya gelirdim.

Aşk bahçemde her gün bir hayal ağacı dikiyorum keşke ne zaman meyve vereceğini bilseydim. Ya da biliyorsan, bana söyleyebilir misin?

Daha önce birçok şey diktim ve suladım, hepsi büyüdü, ama neden aşk ağacımızda kuraklık sürüyor?

Yeşillenmesi gerekirken, hep soluyor gibi görünüyor.

Ekmeğim, suyum!

Hayatımızda sönmekte olan aşk ateşini yeniden alevlendir, kaderimizi aydınlat ve nihayetinde sevinmemize izin ver.

Aşkın karanlığa ve yalnızlığa özlem duyduğunu söylüyorsun, anlıyorum.

Yorgunum, bitkinim… Bu yalnızlık dünyası o kadar geniş ve sonsuz mu ki, sadece kendime sahibim?

O gün ne zaman gelecek, yeniden buluşup güvercinlerin öpüşleri gibi gizlice sevişebileceğimiz gün?

O gün ne zaman gelecek?

Onların gün ışığında, korkusuzca sevişmelerini kıskanıyorum.

Sensiz yaşamaktan mutlu değilim. Her sabah uyandığımda, bu aşk esirine kimse acımıyor. En azından sen bana acımalısın. Sen de pişman gibisin, "Bütün bunların sonu ne olacak?" diye merak ediyorsun.

Neyse, önemli değil

Gözlerime ağlamaktan aklar düşse de Yakup'un Yusuf'u beklediği gibi, rüzgârın gelgitini karşılayacağım.

Bilmediğim bir fırtına gelse ve beni dilediğin yere götürse, orada yalnız bıraksa bile, seninle olan bağımı koruduğum sürece bu bana yeter. Sen beni seviyorsun, ben de seni seviyorum.

Bu ayrılıktan bıktım. Umutsuzluğa kapıldım. Uçurumun kenarına doğru sürükleniyorum.

Buna mutlu aşk mı diyorlar?

 

Tatlı rüyam!

Bu bir yalan olmamalı. Seni düşündüğümde çok mutluyum. Ama bu acı kaderden yoruldum.

Sen benim hayatımsın, gülümsememsin!

Senin yolundan başka bir yol var mı?

Sen kalbimde çiçekler açtıran kişisin, sen benim huzurumun kaynağısın. Bahçemdeki kurumuş ağacın dibinde gözyaşı döküyorum, yapraklarının uçup senin ellerine düşmesini umuyorum.

 

Derin aşkım, muhteşem aşkım!

Kalbim ağlıyor, ellerim, ayaklarım, gözlerim de.

Bırakın sorsunlar: "Böyle bir aşk hiç var oldu mu?"

Aşk herkes için erişilemez değil, ama onun tohumunun özellikle benim içimde, seninle birlikte yeşermesini istiyorum. Beni hayatımın geri kalanını seninle geçirmeye, sonuna kadar birlikte olmaya zorlamalı.

İnsan ister istemez merak ediyor... zaman nasıl geçecek... böyle bir özlemle, hep böyle mi olacak? Diyor.

Neden, nasıl ve ne sorularına bir cevap bulalım.

Bunun kaderimiz olduğunu söyleme... başkası olamaz mıydı?

Hayır... hayır.

Bu asla olmayacak.

Aşk her şeyden daha çok acı çekti...

İlk kezde, son kezde... benimle...

...




Yorumlar